MEHMET ALTUNTAŞ
KÖŞE YAZISI

MAHRA MELİN’İN ARDINDAN: GÜVENLİ SOKAKLAR BİR TERCİH DEĞİL, HAKTIR

MEHMET ALTUNTAŞ27 Mart 2026 15:47
Bir çocuğun hayatını kaybettiği yerde tartışma değil, sorumluluk başlar. Mahra Melin Pınar’ın acısı bize bir gerçeği hatırlatıyor: Güvenli sokaklar bir lütuf değil, en temel insan hakkıdır.

MAHRA MELİN’İN ARDINDAN: GÜVENLİ SOKAKLAR BİR TERCİH DEĞİL, HAKTIR

 Bir çocuğun hayatını kaybettiği yerde tartışma değil, sorumluluk başlar. Mahra Melin Pınar’ın acısı bize bir gerçeği hatırlatıyor: Güvenli sokaklar bir lütuf değil, en temel insan hakkıdır.

Bir Çocuğun Ardından Konuşmak

 28 Mart…
Bir tarih değil artık, bir vicdan imtihanıdır.

 9 yaşındaki Mahra Melin Pınar…
Bir çocuğun hayatı, bir korku anında başladı sona doğru ilerlemeye.
Sahipsiz köpeklerden kaçarken bir kamyonun altında kaldı.
23 gün direndi.
Ama biz onu koruyamadık.

Şimdi sorulması gereken soru şudur:
Bu sadece bir kaza mıydı, yoksa ihmalin adı mıydı?

 Yaşama Hakkı: Tartışmaya Kapalı Bir Hak

 İnsan haklarının en temel ilkesi bellidir:
Yaşama hakkı dokunulmazdır.

 Hiçbir gerekçe, hiçbir ihmal, hiçbir yönetim zafiyeti bu hakkın ihlalini meşrulaştıramaz.

 Bugün sokaklarda korkarak yürüyen bir çocuk varsa,
Bir anne “Acaba geri dönecek mi?” endişesi taşıyorsa,
Orada yalnızca bir güvenlik sorunu değil, bir insan hakları ihlali vardır.

 Bu mesele ne sadece hayvan meselesidir, ne de sadece belediyecilik meselesi…
Bu mesele doğrudan doğruya insan hayatı meselesidir.

 Kanun Var, Peki İrade Var mı?

 Türkiye’de 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu yürürlüktedir.
 Bu kanun;
hayvanların korunmasını da, toplum güvenliğinin sağlanmasını da öngörür.

Kanunun çıkarılmasında emeği geçen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
olmak üzere katkı sunanlara elbette teşekkür edilir.

 Ancak mesele şudur:
Kanunların varlığı değil, uygulanması hayat kurtarır.

 Bugün hâlâ her hafta saldırı haberleri geliyorsa,
Çocuklar parkta, okul yolunda risk altındaysa,
Sorun kanunda değil, uygulamadadır.

 Sokaklar Kimin?
 Sokaklar sahipsiz değildir.
Sokaklar milletindir.

 Bir çocuğun oyun alanı,
Bir annenin yürüyüş yolu,
Bir öğrencinin okul güzergâhıdır.

Ama bugün ne yazık ki bazı sokaklar korkunun mekânına dönüşmüştür.
 Kontrolsüz besleme, denetimsizlik ve plansızlık;
yalnızca saldırılara değil, trafik kazalarına da zemin hazırlamaktadır.
 Mahra Melin’in hayatını kaybetmesine giden süreçte olduğu gibi…

 Devletin Sorumluluğu, Toplumun Vicdanı

 Geçmişte bazı şehirlerde sahipsiz köpek sorununa karşı kararlı adımlar atan ve bugün İçişleri Bakanı olarak görev yapan
Mustafa Çiftçi
gibi yöneticilerin ortaya koyduğu irade, bu sorunun kolaylıkla çözülebileceğini göstermektedir.

 Demek ki mesele çözümsüzlük değil, tam irade ve kararlılık meselesidir.

 Belediyeler görevini yaparsa,
Denetim mekanizmaları işletilirse,
Kanun sahada uygulanırsa…
 Elbette bu acılar tekrar yaşanmaz.

 Bir Çocuğun Hafızalardaki Acı Hatırası

 Mahra Melin artık aramızda değil.
Lakin bıraktığı soru hâlâ ortada:
“Başka çocuklar da böyle mi ölecek?”
 İşte bu soruya verilecek cevap,
bizim nasıl bir toplum olduğumuzu belirleyecek.

 Çünkü…
Güvenli sokaklar bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Ve bir çocuğun hayatı, gerekçesi ne olursa olsun merhamet sapmasına ve hiçbir ihmale kurban edilemez edilmemeli de.
Cumhurbaşkanımız kararlılıkla hedefi gösterdi: tüm başıboş köpekler acilen  toplanacak.
Uygulamayı da İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi Çorum ve Erzurum valiliğinde ispatladı.
Şimdi sıra partisine siyasi görüşüne bakmadan tüm belediyelerde..
 Ve elbette sıra..
Merhamet sahibi insanın eşref-i mahlukat olduğuna inanan vicdan sahibi insanlarımızda.

0 OKUNMA
PAYLAŞ

YAZARIN ARŞİVİ (26 YAZI)

Yorum Yaz

İlk yorumu siz yapın